14 Şubat 2011 Pazartesi


' Martı '


Keyifsiz bir gündü. Sıkıcıydı. Biraz mutsuz bir küçük kızdım. Bir şey beklemeyen boş bakışlarım vardı. Umutlarım yoktu. Bugün denizin rengine de pek dikkat etmedim ama martılar sanki bugün daha güzellerdi... 
Bir martıya özellikle dikkat ettim. Kendimi onda buldum. Uçuşu o kadar özgür ve sakindi ki hayatın boş olduğunu daha iyi hissettim. Hayat aslında öyle anlamsız ve boş ki...

13 Şubat 2011 Pazar

' 14 Şubat '



Yarın 14 Şubat Sevgililer Günü ve ben yarın dışarı çıkacağım.Keyfimden olmasa da dışarı çıkacağım. Sevgilileri görüp üzüleceğim biraz. Seni hatırlayacağım... Anılarımızı canlandıracağım sonra da.
Belki de yine yağmur yağacak gökyüzümde.
Sarılan,öpüşen mutlu sevgilileri gördüğümde kalbimin acıdığını hissedeceğim.
Ama en çok sevgilisinden papatya alan kızları gördüğümde çok üzüleceğim ve kıskanacağım Sevgilim. Çünkü en sevdiğim ve bana almanı hep beklediğim çiçekti......

12 Şubat 2011 Cumartesi

' Gülmek '


Mucizelere inanır mısın ? Ben mi ?Bazen kendimi kötü hissettiğimde... Ne zamandır yüzüm gülmüyor. Keşke diyorum hani bir mucize olsa. Ne bilim herhangi bir şey olsa ve yüzüm gülse. Yüzüm hep güler aslında. Ama içten gülmeyeli uzun zaman oldu...

11 Şubat 2011 Cuma

' Yalnızlık '




Şuan kapalı bir kutunun içindeyim. Akıl veren, durmadan aynı şeyleri söyleyen beni bunaltan kafalardan sıkıldım, kaçtım buraya sığındım... Elimde olsa daha uzaklara kaçardım. Ama öyle bir şansım yok ki. Of... Çok bunaldım çok... 

En zor günümde arkadaş bildiklerim yanımda olmadılar ya en çok o koydu ama iyi oldu. Hep yanımda olacağını söyledi olmadı bazıları. Anladım ben de onları. Her şey de bir hayır vardır diye boşuna demiyorum. Aslında yanımda olmasını istediğim tek biri var o da imkansız. Neyse zaten hayatta her şey istediğimiz gibi olmaz ya.
Boş verdim.

8 Şubat 2011 Salı

' Sahil kenarı '


Bir sigara yakıp, derdimi anlatmaya başlamak istiyorum. Sigaramın dumanıyla dertlerim de uçup kaybolur mu? Olmaz!

Sigaramın dumanıyla dertlerim uçmaz, olmaz böyle bir şey. Ha o an rahatlarım belki ama o kadar yine ben de kalır bir şeyler... Şuan aslında tek istediğim bir sahilde oturup seyretmek karşıdaki ışıkları, gemilerin geçerken dalganın vuruşu, sesleri, denizin kokusunu içime en derinlere çekmek... Üşüdüğümde ise senin bana sarıldığını ellerimi ısıttığını düşünmek...

7 Şubat 2011 Pazartesi

' Gurur '


İnsanlara değer vermek hayatımda ki en büyük hatalarımdan.
İnsanlar matematik gibiler. Karşındakine verdiğin her bir değer, kendinden eksilttiğin bir değer.

Yani ailen hariç kimseye değer vermeyeceksin arkadaş !
Yoksa hep değersiz olan sen olursun..

Şuan bu umurumda değil.
Sadece kendimi kanıtlamak istiyorum, beni salak gibi gören insanlara...
Kanıtlamak derken ne kadar hırslı ve zeki olduğumu göstermek, bunu istiyorum.
Bu benim için zor olmayacak biliyorum. Bir kere daha başarmıştım...

Bana inanmayan insanlara hırsla daha çok çalışıp gelebileceğim en yüksek yerlere geldim. Bana inanmayan ve salak, küçük çocuk gören kişilerinde nerede olduğunu benim de nerelerde olduğumu görüyoruz.

Kendinizi daha komik duruma düşürmeyin bence. :)

5 Şubat 2011 Cumartesi

' Yara bandı '



Evet. Zor olduğunu biliyorum hem de çok zor. Ama benim için zor olan ne varsa çok değerli. Benim için değerlisin. Hep hayattan ikinci şans isteriz. 
Şuan bunu o kadar çok istiyorum ki. Keşke bir telefon çalsa ya da mesaj ne bilim bir haber, bir umut...

Çok istiyorum ki bunu ama söyleyemem .Yani diyemem sana. Gururdur belki bunun sebebi. Fakat bu şansı versen bana, dünyalar benim olur ama olmayacak dünyalar benim, biliyorum. Çünkü bir şeyi ne kadar çok istersen olmaz. Benim olmadı yani.
Emek versem olur belki ama emek vermeye korkuyorum artık. 

Çünkü bir daha kırılırsa kalbim, parçaları bu sefer beni de keser ve içim kan ağlarken bu sefer kendi küçük dünyamı da kaybederim. Bunu göze alacak ne cesaretim, ne umudum, ne gücüm ve ne de sağlam bir kalbim var. Kalbim yara bantlarıyla ayakta. Yara bantlarım sevdiklerim.
Bir yara bandım da sendin!