27 Ocak 2015 Salı

' Neden en güzel şarkılar sen kokuyor? '


Gözlerimi kapatıyorum. Hissettiğim tatlı rüzgar sensin. Müzik dinliyorum hepsini kalbim sana söylüyor. Kitap okuyorum, hayata yazılmış en güzel sözler bile sensin. Yemek yapıyorum aklımda sen. Buna tat verende sensin. Yürüyorum çiçeklerin doğanın kokusu hep sen, sen, sen...

Anladım. Sen dünyanın bir tarafında beni bunca yıl beklemiş, sonra beni bulmuş,
her şeyim olmuş sevgilimsin...

' Ağla, Hıçkır, Dağıt, İsyan Et ! Ama sonra güçlen '


Hiç bir yokuş seni yolundan döndürmesin. Her canlının gücü kadar derdi var. Sen ne kadar ağır taşıyorsan  o kadar güçlüsün. Kimsenin kimseye ihtiyacı yok.

Sadece bazen seni seviyorum diyecek biri olup, olmamasıdır dert.

Senin bir sevdiğin var düştüğünde yaralarını öpüp iyileştirecek.
Saçlarını koklayıp gözlerine bakacak. Hayattaki en büyük acı kalbinin ya eşsiz ya da yanlış yerde olmasıdır. Çünkü ne yaşarsan yaşa kalbini doyuran sevgi var ise hep güçlü olursun...

' Kendi içimde '


İnsan bazen kendi içinde yalnız kalır. En yakınına bile konuşamaz bazen. Yalnızlığım kelime olamayacak kadar yalnızdı... Dipte en sondaydım sanki dünyanın. Öylece birikmiş, birikmiş beni boğmuştu her şey. Yaşananlara değil yaşayacaklarımı düşünmek istiyorum.

O anı yaşayıp, çöpe atıp yeniden başlamak istiyorum. Hatıralar olmasın. Ya da bir şeyler hatırlanmasın. Hatalar bir kitap gibi bilgi olsun. Söz olmasın hiç bir şey. Her şey tecrübe olsun. Kalpler kırık değil yeniden doğmuş gibi olsun.

Her şey ama her şey ne olursa olsun çok güzel olsun...

30 Aralık 2014 Salı

' İşsizlik '


Bu yılın son yazısı mıdır bu bilmem. Ama yazıyorum işte yine içimden geldiği gibi. Uzun süre yazmadım. Evet uzun süre derdimi anlatacak sorunlarım olmadı.

 Şimdide yok aslında ama içimi dökecek bazı kelimeler var...

Zaman aktıkça daha güçlü olmam gerektiğini hissediyorum. Son bir aydır zor günler geçiriyorum.
 İşsizim. Yine parasızlık korkusu. Zamanın beni nereye götüreceğini bilmeden yaşıyorum. Neden çok çalışıp kaybediyorum, bilmiyorum. Ama elimden ne geliyorsa yapıyorum. Çok çalıştım. Emek verdim. Kendimi sıkıntılara soktum. Bazen hastanelik oldum. Tansiyonum düşüp şehir dışında öyle korktum yalnızlığımdan. Sonra kalbime sarıldım... Hiç düşünmedim bir gün kapının bana nerede olacağını göstereceklerini. Şimdi kapı kapı umutla dolaşıp, iş arıyorum. Belki... Yeni yıla yeni işimle başlamak çok isterdim...

' Merhaba kış '


Yine kelimeleri kıyafetsiz bıraktırıyor, üşütüyorsun onları. Çok üşüyorlar. Yağan her yağmurunda, her bir damla insanların hikayesine dokunuyor... Karanlık, soğuk mutsuz bu gökyüzü. Her kötü şey kadar.

Koşup sarılmak istiyorum ona. Ve o an istiyorum ki sözler olmasın, hislerin yerine. Bakışıp yürümek soğukta... Sanki sıcağım oymuş gibi...

Ama bazen de kabuğuma çekilmek istiyorum. İçimde yaşayım sonra ölsün içimdeki hüzün, yeniden doğup merhaba diyeyim ona. Kaldığı gibi devam etsin yarım kalan her şey. Saklanıp gömülmüş olsun hüzün. Hep mutluluk olsun.

19 Ekim 2014 Pazar

' Gizli Köşe '


Yine geldim gizli köşeme. Dertlerimi kelimelerimle doğurup gideceğim.
Bir piç gibi kalacaklar burada. Aşkım ve piç kalan yazılarım.
Seni hiç bir zaman kağıtlara dökmedim. Dökmek istemedim. Ne yazdıysam hikaye kalıp, unutuldular. Hikaye değil gerçek olmanı, benimle kalmanı istedim. Nereye gidersem gideyim kalbimde ya da yanımda seni götürmek istedim.
Seni hep sevdim. 

11 Ekim 2014 Cumartesi

' Merhaba sevdiğim adam '


Bugün kelimelerimin biraz da senin için akacak içimden. Her gün kalbimdesin. Ben yazarken bunları sana, kim bilir şuan ne yapıyorsun? Ya şehrin boş, karanlık sokaklarında dolaşıyorsun ya da uzandın şimdi müzik dinliyorsun. Sorunlarından rahatlamak onlardan kopmak için. Beni düşünme olasılığını düşünmüyorum hiç bir zaman. Çünkü ben görünürde seni dertlerinle terk eden seni sevmeyen kötü biriyim. Ve hiç bir zaman nasıl olduğunu merak edip sormadım. Öyle bitti ve ben kayboldum...
Ama benim için hiç de öyle olmadı. Sen kaybolmadın. Seni yerine doldurmaya çalıştım. Başka insanlara alışmaya çalıştım. Ama ne kalbim ne de dudaklarım sana ihanet edebildi. Hala tadın bende, dudaklarımda saklı. Kalbimde saklı güzel bir sevginin içindesin. Hala saf ve temiz kalbin içindesin. Seni her özlediğimde, merak ettiğimde sana mesajlar yazdım. Fakat yollayamadım. Telefonumda saklı mesajlarıma kayıt oldular. Biriktiler. Sen, seni hiç özlemediğimi, merak etmediğimi düşünürken ben sensiz güçlü olmaya çalıştım. Hayat biraz daha ağırlaştı. Güçlü olup her yükü kaldırdım ve devam ettim. 
Hassas kırılgan yapım gün geçtikçe güçlü olgun kadına büyüdüler. 
Ve şimdi, sen ve ben...
Biliyorum, bir gün biz olamayacağız. Çünkü sen ve ben aynı olup farklı dünyalardaydık. 
Hani derler ya sen gökyüzü ben deniz. İşte tam da böyle. Hiç bir zaman mutsuz olmanı istemedim. 
Giderken bile... 
Hep mutlu ol. Bir gün seni dünyalar kadar mutlu edecek, seni hep aydınlatacak bir kalp olsun yanında. Seni hiç bir zaman yalnız bırakmasın. Seni hep anlasın. Gözlerine baktığında kalbindeki iyi çocuğu görsün. Sana bazen kızsa da kıyamazsın. Seni bebeği gibi, her şeyi gibi sevsin. Ve hayatın, inançların, iyiliğin güzelliğini onunla keşfet. Her gün hayata yeniden doğ. Güneş gibi. Sana bakan seninle mutlu olsun. Gülücükler o güzel yüreğinden eksik olmasın. Sen hep mutlu ol...

                      Gitmek bazen çok sevmektir, sevdiğim adam...