17 Şubat 2011 Perşembe

' Geçmiyor '


Uyursam geçiyor ..
Bazı zamanlar canım sıkkın olur. Günlerce eve kapanırım. Kendime hep zaman ayırırım.
Ojelerimi sürerim. Renklerin hepsi benim sanki.
Ya da kitap okurum. Farklı bir zamanda farklı insanların hikayelerini okumak, hayal kurmak güzeldir... Sonra aklımdan çıkmadığı o anılar...

O zaman ya duşa girerim hıçkırarak ağlarım rahatlarım ya da uyurum. 
Uyuduğumda unutuyorum, geçiyor içimde ki acı...

' Sessiz '


Bu gece çok sessiz ...Kendi sesizliğimle kaldım. Pencereden dışarı bakıyorum, boş bakışlar...
Dalıp gidiyorum karanlığa, çok uzaklara ... Kahve yaptım kendime sütlü. 

Buraya içimden gelenleri yazıyorum, bir yandan bir müzik...

Şuan '' düş sokağı sakinleri- hüzün kovan kuşu. ''
Not: Mutsuz Yine -

16 Şubat 2011 Çarşamba

' Sensiz '


Artık uçamıyorum hayal dünyamda. Her çırpındığımda  acıyor ve kanıyor kalbim... 

Hayal kırıklarım yolumda giderken ayaklarıma batıyor. Sensiz olmuyor.

' İyi hissetmek '


İnsanlar çok acı şeyler yaşadıkları zaman kendilerini iyi hissetmek için psikolağa falan giderler ya da birine anlatırlar rahatlarlar.
Ben hep psikolog olmak istemişimdir. Aslında bu hayalimi gerçekleştiremediysem henüz, üzülmüyorum, çünkü ben hem kendimin psikoloğuyum hem de arkadaşlarımın.
Kendimi iyi hissetmek için hep yazdım ya da kendimi iyi hissettirecek sözler söyledim kendime. Hayata inat pozitif olmaktı amacım.

Bir sözü vardır Mevlana'nın, ben ne zaman seni düşünsem aklıma gelir...

''Üzülme'' der Mevlana! İstediğin şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı için ya da gerçekten olmaması gerektiği için olmuyordur !


Bu söz beni iyi hissettiriyor.

' BEŞİKTAŞ '




Kaderimiz oldun sen
Ölüm var vazgeçmek yok aşkından
Canımızsın sen
Bazen sesimiz kısılsa da olmuş olsun sana feda
Yaşarım beyaz ölürüm siyah, beşiktaşım senin için
Bir yavru kartalımdır bu alem için
Nasıl bir aşktır ki ölümüne gider senin için
Her şeyimsin sen Beşiktaş 

' Neden? '


İnsanlar 2' ye ayrılırlar.

Birincisi ikiyüzlü, ikincisi ise hep kendisi olan. Ben hep kendim olmayı seçtim. Herkesin seçimleri farklıdır. Ama ikiyüzlü insanlar çok tanıdım. İçlerinden çoğu arkadaşlarımdı. Öyle arkadaşlarım olması kendi seçimim olmasa da oldu. Zamanla maskeler düşüyor yüzlerden.
Geçen bir arkadaşım sevgilisini aldattı. Arkadaşım, sevgilisi olduğu halde gitti başka kızla buluştu onunla zaman geçirdi. Sonra'' Ben onun gönlünü alırım acıyorum sevgilime hak etmiyordu aslında o kusursuz bir kız... '' gibi laflar söyledi...
Bir insan sevdiğinden sıkılır mı ?
Ya da sevgilisi varken başkasıyla görüşür mü?
Ona neden yalan söyler?
Neden onu deli gibi seven, sahiplenen ve düşünen biri varken başkasına bakma gereği duyar?

15 Şubat 2011 Salı

' Gururlu ve hırslı '


Zaman geçtikçe büyüyoruz, olgunlaşıyoruz ve yaşlanıyoruz...

Yaşadıklarımla büyüyorum. Bazen kötü şeyler yaşasam da, tecrübeler kazandığımın farkındayım. Kendimi biliyorum.
Kimse için yaşamıyorum ya da ne bileyim kimse için uğraş içinde değilim artık. Ben ne yapıyorsam, ne başarıyorsam hepsi kendim için. Bunun farkında olmak güzel geliyor.
Bazen bazılarına hırs yapıyorum. 

Onlar iyi ki varlar.Çünkü başarımın büyük kısmını onlara borçluyum. Gururlu ve hırslı olmak işte hepsi bu...