25 Ocak 2010 Pazartesi

' Vals '


Sabahın 5:30’ u ben Ortaköy Sahilin de tek başıma oturuyorum. Güneş yerine tam almamış, sessizlik... Sade ve sadece dalga sesleri ve denizin kokusunu hissediyorum çok güzel.. .Gözlerimi kapatıyorum. 
Sanki yanımda canlı bir şekilde biri Vals‘ı çalıyor. Ama müziğin sesi yok. Sade ve sadece Kaan’ın sesi. Ardından müziğin sesini duymaya başlıyorum ama uzaktan sanki ve giderek artıyor ses...

LA la La LA la la LA 
Kalbimi çaldı ortasından yardı
Bir tohum ekti çok farklı 
Gölgeye kaçtım bir yudum su içtim 
Bin çiçek açtım yok 
Kimseyi duymadım canını sıkmadım 
Fikrini sormadım ben 
YOKKKKK benim hayalim yok 
Kaybolan zamanım yok 
Gel benim şahidim ol 
Ayrılmaz bir can hayalim ol 
LA la La LA la la LA 

Ardından gözlerimi açıyorum. Bir sürü insanlar karşımda, yanımda, arkamda ve gurubu ‘ı çalıyor. Biz oturuyoruz ama. Ben konserde oturuyorum. :) Pardon komik geldi... 

Sonra kalkıyorsun, elimi tutarak beni de kaldırıyorsun. Dans ediyoruz. Gözlerim kapalı, gözlerimiz kapalı sarılarak ayrılmaktan korkar gibi ve ardından o nakarat başlıyor. Gözlerimizi açıp birbirimize bakarak.. 
Gel benim şahidim ol Ayrılmaz bir can hayalim ol.... Şarkı yavaş, yavaş bitiyor. Ses giderek azalıyor. Ellerim ellerinden ayrılıyor, gözlerim gözlerinden, uzaklaşıyor... Yerini dalga sesleri alıyor ve ardın dan adımı bağırarak söyleyen ses. Bu sesi biliyorum annem... Gözlerimi tekrar açıyorum ve Rüya-mış


Keşke dedirten bir rüyaydı… Çok güzeldi.💖